Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

İnsan Hakları Sınırlanabilir Mi?

İnsan haklarının engellenip engellenemeyeceği sorusu, hukuk felsefesi ve uluslararası hukuk açısından oldukça hassas bir konudur. Temel prensip olarak insan hakları evrensel, vazgeçilmez ve devredilemez niteliktedir; ancak toplumsal yaşamın devamlılığı ve başkalarının haklarının korunması amacıyla bazı haklar üzerinde yasal sınırlamalar ve istisnai durumlarda durdurma kararları alınabilir.

Hakların Sınıflandırılması: Mutlak ve Sınırlanabilir Haklar

Hukuk sisteminde tüm haklar aynı “esneklik” derecesine sahip değildir. Haklar genel olarak iki ana kategoriye ayrılır:

  1. Mutlak Haklar (Çekirdek Haklar): Bu haklar hiçbir koşulda, savaş veya olağanüstü hal durumunda dahi engellenemez, dokunulamaz ve askıya alınamaz. “Sert çekirdek” haklar olarak da bilinen bu grup şunları içerir:
    • Yaşama hakkı (tıbbi zorunluluk ve meşru müdafaa dışındaki haller).
    • İşkence ve eziyet yasağı.
    • Kölelik ve angarya yasağı.
    • Din, vicdan ve düşünce kanaatlerinin açıklanmaması (düşünce özgürlüğü).
    • Suç ve cezaların geriye yürümemesi ilkesi.
  2. Sınırlanabilir Haklar: Toplum düzenini korumak amacıyla belirli şartlar altında kısıtlanabilen haklardır. Örneğin; seyahat özgürlüğü, mülkiyet hakkı veya toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı.

Hakların Sınırlanma Şartları (Meşruiyet Kriterleri)

Bir devletin, vatandaşlarının bazı haklarını kısıtlaması için keyfi davranması mümkün değildir. Uluslararası hukuk ve anayasalar uyarınca bir sınırlama ancak şu üç kriterin bir arada bulunmasıyla meşru kabul edilir:

-Kanunilik: Sınırlama mutlaka açık bir yasaya dayanmalıdır.

-Meşru Amaç: Sınırlama; kamu sağlığı, milli güvenlik, kamu düzeni veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması gibi geçerli bir amaç taşımalıdır (Örneğin; pandemi döneminde kamu sağlığı için sokağa çıkma kısıtlaması uygulanması).

-Ölçülülük: Getirilen kısıtlama, ulaşılmak istenen amaç için zorunlu olmalı ve amacı aşmamalıdır. Demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olmamalıdır.

Olağanüstü Haller ve Hakların Askıya Alınması

Savaş, seferberlik veya olağanüstü hal (OHAL) gibi toplumun varlığını tehdit eden durumlarda, devletler yükümlülüklerini kısmen veya tamamen durdurabilirler (askıya alma). Ancak bu durumda bile, yukarıda bahsedilen “mutlak haklara” asla dokunulamaz. Askıya alma işlemi geçici olmalı, durumun gerektirdiği ölçüde kalmalı ve uluslararası kurumlara (örneğin Avrupa Konseyi) bildirilmelidir.

Sign Up to Our Newsletter

Be the first to know the latest updates

[mc4wp_form id="15243" element_id="style-1"]