Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 1959 yılında kurulan ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerin korunmasını denetleyen uluslararası bir yargı organıdır. Strazburg’da bulunan bu mahkeme, sadece devletler arasındaki uyuşmazlıkları değil, bireylerin kendi devletlerine karşı açtığı davaları da karara bağlama yetkisine sahip olmasıyla modern hukuk tarihinde bir devrim niteliği taşır.

Mahkemeye Başvuru Şartları ve Süreç

AİHM’e başvurmak her ne kadar bir hak olsa da, başvurunun kabul edilebilir bulunması için belirli ve katı kriterlerin yerine getirilmesi gerekir.

  1. İç Hukuk Yollarının Tüketilmesi: Bir bireyin AİHM’e gidebilmesi için kendi ülkesindeki tüm yargı mercilerini (yerel mahkemeler, istinaf, Yargıtay ve Türkiye örneğinde Anayasa Mahkemesi bireysel başvurusu) tüketmiş olması gerekir.
  2. Süre Sınırı: İç hukuk yollarının tüketilmesine ilişkin kesin kararın verilmesinden itibaren 4 ay (eskiden 6 aydı) içinde başvurunun yapılması zorunludur.
  3. Mağduriyet Sıfatı: Başvuruyu yapan kişi, Sözleşme’de yer alan haklardan birinin ihlal edilmesinden doğrudan etkilenmiş olmalıdır.
  4. Konu Bakımından Yetki: Başvuru konusu, mutlaka Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokollerinde yer alan bir hakla (yaşama hakkı, adil yargılanma hakkı, ifade özgürlüğü vb.) ilgili olmalıdır.

Kararların Niteliği ve Bağlayıcılığı

AİHM kararları, davalı devlet için bağlayıcıdır. Mahkeme bir ihlal kararı verdiğinde, ilgili devletin bu ihlali ortadan kaldırma ve benzer ihlallerin tekrarlanmasını önleme yükümlülüğü doğar.

-Tazminat (Adil Karşılık): Mahkeme, ihlal sonucunda oluşan maddi ve manevi zararların tazmin edilmesine karar verebilir.

-Genel Önlemler: Eğer ihlal yapısal bir sorundan (örneğin yasaların yetersizliği) kaynaklanıyorsa, devletten ilgili yasayı değiştirmesi veya yeni düzenlemeler yapması beklenebilir.

-Bireysel Önlemler: İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılması veya idari kararların iptal edilmesi gibi adımlar atılabilir.

Kararların uygulanıp uygulanmadığı, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından denetlenir. Kararlara uymamak, ilgili devlet için siyasi yaptırımlar ve Avrupa Konseyi üyeliğinin askıya alınmasına kadar giden süreçleri tetikleyebilir.

Sign Up to Our Newsletter

Be the first to know the latest updates

[mc4wp_form id="15243" element_id="style-1"]